Bilgiustam
Bilgiyi ustasından öğrenin

Net Sıfır Emisyon Nedir? Karbon Net Sıfır Hedefleri ve Taahhütleri Nelerdir?

0 176

Sera gazları (metan, karbondioksit, florlu gazlar, nitröz asit gibi) ormansızlaşma, tarımsal uygulamalar, endüstriyel faaliyetler, enerji üretimi için fosil yakıtların kullanılması gibi nedenlerle atmosfere salınır. Bu salınmaya emisyon denir. Söz konusu gazlar çok fazla olduğunda ısıyı hapseder ve sera etkisi oluşur. Bu nedenle küresel anlamda ortalama sıcaklık artar. Karbon nötr ve iklim nötr terimleri ile de ifade edilebilen “net sıfır” basitçe, toplam sera gazı emisyonlarının çevreden uzaklaştırılan emisyonlara eşit veya bundan daha az olması anlamına gelmektedir. Net sıfır, yüzyılın ikinci yarısında küresel ısınmanın azaltılması için uluslararası düzeyde üzerinde mutabık kalınan bir hedeftir. Bu, emisyon azaltımı ve dengeleme yoluyla uzaklaştırmanın bir kombinasyonu ile başarılabilir. 1988 yılında kurulmuş olan Hükumetlerarası İklim Değişikliği Paneli (IPCC), 2018 yılında yayınladığı bir raporda 1,5 santigrat derecelik ısınmanın daha sık ve şiddetli kuraklıklar, sıcak hava dalgaları ve yağışlar da dahil olmak üzere çok ciddi iklim değişikliği etkilerine yol açma riski taşıdığını, ancak bu etkilerin 2 santigrat derecede önemli ölçüde daha kötü olacağını ortaya koymuştur.

Paris İklim Anlaşması

Bilimsel verilere göre iklim değişikliğinden kaynaklanabilecek olumsuzluk ve felaketleri engellemek, dünyayı korumak ve daha yaşanılır hale getirmek için küresel sıcaklığın 1,5 santigrat derece ile sınırlandırılması gerekmektedir. Şu andaki sıcaklık artışının 1800’lü yılların sonuna göre 1,1 santigrat derece daha fazla olduğu ve sera gazı emisyonlarının, özellikle karbondioksitin yükselmeye devam ettiği bilinmektedir. Fransa, Paris’te 2015 yılında BM tarafından düzenlenmiş olan iklim değişikliği taraflar konferansında (21. iklim değişikliği konferansı: COP21), 196 katılımcı ülke tarafından kabul edilip onaylanan, 22 Nisan 2016’da 191 ülke tarafından imzalanan ve yürürlüğe giren Paris Anlaşması, uluslar arası bağlayıcılığı olan bir anlaşmadır. Paris Anlaşmasının hedefi küresel sıcaklık artışını 2 santigrat derecenin altında tutmak, mümkün ise 1,5 santigrat derece ile sınırlamaktır. Anlaşma, emisyonların 2030 yılına kadar yüzde 45 azaltılması, 2050’ye kadar net sıfır hedefine ulaşılması gerektiğini öngörmektedir. Paris Anlaşması, iklim değişikliği ile mücadeleye ve uyum sağlamaya yönelik olarak birçok ulusu bir araya getirmesi ve bağlayıcı olması nedeniyle bir dönüm noktası kabul edilir

Net Sıfır Emisyon Nedir? Karbon Net Sıfır Hedefleri ve Taahhütleri Nelerdir?

Net Sıfıra Ulaşma Çabaları ve Taahhütler

Birçok ülke, işletme ve kurum, net sıfır emisyon hedefine ulaşmak için taahhütlerde bulunmaktadır. En fazla kirletici olan ülkeler ( içlerinde Çin, ABD, Hindistan ve Avrupa Birliği de bulunan 140 ülkeden fazlası) net sıfır hedeflerini belirlemişlerdir. Binlerce şehir, şirket ve kurum küresel emisyonları 2030’a kadar yarıya indirmek için acil eyleme geçme sözü vermişlerdir. Türkiye, imzalamış olduğu anlaşmayı 2021 yılında resmi olarak tanımış, Resmi Gazetede yayımlamış ve yürürlüğe koymuştur. Böylece anlaşmaya taraf ülke sayısı 192’ye yükselmiştir. 2021 Şubat ayında taraf sayısı, Avrupa Birliği dahil 194’e ulaşmıştır. Türkiye,hedef olarak 2053 yılını göstermiş, bu tarihte net sıfır emisyonun sağlanabileceğini öngörmüştür. Net sıfır taahhütlerine yönelik net, güçlü standartlar geliştirilmesi ve uygulanması için 2022 yılında BM tarafından bir Üst Düzey Uzman Grubu kurulmuştur. Bu grup tavsiyelerini 8 Kasım 2022 tarihinde Mısır, Şarm El Şeyh’te gerçekleştirilen COP27’de (27. iklim değişikliği konferansı )sunmuştur. İklim değişikliği konferansının 28.si olan COP28, Dubai’de 2023 yılında gerçekleştirilmiştir. COP29 olarak adlandırılan 29. BM İklim Değişikliği Konferansı Kasım 2024’te (Azerbaycan’ın başkenti Bakü’de ) gerçekleştirilecektir.
Birçok hükumetin net sıfır emisyon taahhüdünde bulunması cesaret vericidir. Bununla birlikte, ulusal net sıfır hedefleri, hedef yıla; hangi emisyonların ve ekonomik sektörlerin kapsandığına; ülkenin kendi sınırları dışındaki azaltımları veya uzaklaştırmaları kullanmayı amaçlayıp amaçlamadığına; karbondioksit uzaklaştırmalarının rolüne; net sıfır hedefinin iki ayrı azaltım ve uzaklaştırma hedefinden oluşup oluşmadığına; yönetişim ve planlama süreçlerine ve hakkaniyete ilişkin hususlara göre değişiklik göstermektedir.

Dünyanın Ne Kadarında Net Sıfır Taahhütü Var?

Birçok ülke karbon nötrlüğü taahhüdünde bulunmuştur. Ancak taahhüt ne kadar erken olursa o kadar iyidir ve taahhütlerin çoğu 2050 yılı civarında yoğunlaşmaktadır. Netzerotracker web sitesi ülkelerin taahhütlerini takip etmekte, kaydını tutmaktadır. Kasım 2023 itibarıyla yaklaşık 145 ülke, küresel emisyonların %90’a yakınını kapsayan net sıfır hedeflerini açıklamış veya değerlendirmeyi düşünmektedir. Bunlar arasında, küresel sera gazı emisyonlarının yarısından fazlasını ortaklaşa temsil eden Çin, AB, ABD ve Hindistan bulunmaktadır. En fazla emisyon salan ülke olan Çin, yasal olarak bağlayıcı olmasa da 2060 yılına kadar karbon nötrlüğüne ulaşma taahhüdünde bulunmuştur. ABD, 2050’ye kadar net sıfır sera gazı emisyonuna ulaşma taahhüdünün ana hatlarını çizmektedir. Ancak Çin gibi, yasal olarak bağlayıcı bir hedef belirlememiştir.

Yasal Olarak Bağlayıcı Hedefler

İlk on sera gazı salımcısı arasında yalnızca Japonya, Kanada ve AB’nin yasal olarak bağlayıcı net sıfır emisyon taahhütleri bulunmaktadır. Aralık 2000’de AB’nin üye devletleri, 2030 yılına kadar sera gazı emisyonlarında 1990 yılı seviyelerine kıyasla en az %55 oranında net yurt içi azaltımı yönünde ortaklaşa bağlayıcı bir hedef taahhüt etmişlerdir. İsveç de dahil olmak üzere, sadece altı ülke karbon nötr hedeflerini yasaya geçirmiştir. Bu ülkeler arasında Danimarka, Fransa, Macaristan, Yeni Zelanda ve Birleşik Krallık bulunmaktadır. Yasada yer alan en erken taahhüt 2045 hedefidir. İsveç ve Almanya’nın 2045 yılı için yasal olarak bağlayıcı net sıfır hedefleri bulunmaktadır. Fransa, Danimarka, İspanya, Macaristan ve Lüksemburg ise hedeflerini 2050 yılı için belirlemiştir. AB, 2050 yılına kadar iklimi nötr hale getirmek için uzun vadeli bir strateji belirlemiştir. Yük paylaşımı anlaşması kapsamında her bir AB ülkesi için spesifik hedefler üzerinde anlaşmaya varılmıştır. Japonya, Kore, Kanada ve Yeni Zelanda 2050 yılına kadar net sıfıra ulaşmayı taahhüt eden yasalar çıkarırken, İrlanda, Şili ve Fiji yasa teklifinde bulunmuştur. Birleşik Krallık’ın 2050 yılına kadar yasal olarak bağlayıcı bir net sıfır hedefi ve 2035 yılına kadar emisyonları %78 oranında azaltmaya yönelik yeni geçici hedefleri bulunmaktadır. Türkiye’nin net sıfıra ulaşma hedefi 2053 yılıdır.
Bir hükumetin bu hedeflere ulaşamaması halinde bu hedeflerin yasal bağlayıcılığının nasıl uygulanacağı açık değildir. Ancak bu tür hedefler hükumetlerin daha stratejik olmasını ve uzun vadeli hedeflere odaklanmasını sağlayabilir.

Ülkeler Ne Kadar Ciddi?

Bir hedef belirlemek belki de karbon nötrlüğüne veya net sıfıra doğru atılacak en kolay adımdır. Ancak asıl zorluk, bu hedefi sağlamlaştırmak ve ona doğru ilerleme kaydetmeye başlamaktır. Bu nedenle, her ülkenin karbon nötr taahhüdünün gerçekten ne kadar derin bir taahhüt olduğunu düşünmek önemlidir. En katı taahhütler yasalarda yer alır ve bunu resmi hükumet politikası izler, ancak bu sonuncusu hükumetlerle birlikte değişebilir. Aynı şekilde, önerilen mevzuat taahhütleri gerçeğe dönüştürme konusunda ileriye dönük bir ivme gösterir, ancak tekliflerin yasalaşması uzun zaman alabilir.

Hükümetler Net Sıfır Hedefinde Hangi Aşamada?

En iyi ihtimalle, iyi tasarlanmış ve iddialı net sıfır hedefleri, küresel karbondioksit ve diğer sera gazı emisyonlarının sırasıyla 2050 ve 2070 yıllarında net sıfıra indirilmesi için kilit öneme sahiptir. En kötü ihtimalle, net sıfır hedefleri belirsizdir veya gerçek dünyadaki eylemlerle desteklenmemektedir. Net sıfır hedefleri, 2030 hedefleri ve kısa vadeli eylemlerin bu hedeflere ulaşılmasıyla tutarsız olması durumunda, dikkatleri derin emisyon azaltımlarına yönelik acil ihtiyaçtan uzaklaştırabilir ve hükumetlerin arzu edilen net sıfır hedeflerinin arkasına saklanmasına olanak tanıyabilir. Hükumetler şimdi harekete geçmedikçe net sıfıra ulaşma şansları zayıf olacaktır. Kasım 2023 itibarıyla G20 ülkeleri ve seçilmiş diğer ülkeler için yapılan net sıfır değerlendirmeleri, net sıfır hedeflerinin çoğunun belirsiz bir şekilde formüle edildiğini ve farklı tasarım unsurlarında iyi uygulamalarla henüz uyumlu olmadığını göstermektedir. Sonuç olarak ülkelerin taahhütlerine rağmen Paris Anlaşmasındaki hedeflerinin çok altında kaldığı görülmektedir. Hedefe ulaşılabilmesi için büyük karbon yayıcıların, Paris Anlaşmasını kabul eden tarafların, Ulusal Katkı Beyanlarını (NDC ya da UKB ) güçlendirmesi, emisyonların azaltılmasına yönelik daha etkili adımlar atması gerekmektedir.

Hedefe Nasıl Ulaşılabilir?

Net sıfır hedefine ulaşılması dünyanın en büyük sıkıntılarından biridir. Hedefe ulaşabilmek için insanlar üretim, tüketim şekillerinde değişiklikler yapmalıdır. Enerji sektörü sera gazı yayılımının dörtte üçe yakınından sorumludur, sektör bu nedenle problemi çözmenin anahtarını elinde tutmaktadır. Karbondioksit emisyonlarının önemli derecede azaltılabilmesi için fosil yakıtlar (kömür, doğalgaz, petrol) gibi yenilenemeyen enerji kaynakları, yenilenebilir kaynaklarla (güneş, rüzgar, okyanus enerjisi gibi) değiştirilmelidir. Net sıfır sera gazı emisyonuna ulaşmak, net sıfır CO2 emisyonuna ulaşmaktan daha zordur, çünkü özellikle tarımdan kaynaklanan metan ve azot oksit gibi bazı CO2 dışı emisyon kaynaklarını sıfıra indirmek hala çok zordur. Tipik olarak, net sıfır sera gazı emisyonları, kalan sera gazı emisyonlarını dengeleyen önemli negatif CO2 emisyonları ile elde edilir.

Karbondioksit Giderimi
Dünya, atmosferik karbondioksit gazı seviyelerindeki artışı ve iklim değişikliğinin yıkıcı etkilerini durdurmak için acil bir ihtiyaçla karşı karşıyadır. Bu, karbondioksit gideriminin küresel ölçekte hızlandırılmasını zorunlu kılmaktadır. Karbondioksit giderimi (CDR), karbondioksiti (CO2) atmosferden uzaklaştıran yaklaşımları ifade eder. En son araştırmalar, CDR’yi “atmosferden CO2’yi yakalamak ve onu onlarca yıldan binlerce yıla kadar depolamak” olarak tanımlamaktadır. CDR, dayanıklı depolama ile birleştirilmiş doğrudan hava yakalama (DHY), toprak karbon tutma, biyokütle karbonunu giderme ve depolama, gelişmiş mineralizasyon, okyanus bazlı CDR ve ağaçlandırma, reforestasyon (yeniden ağaçlandırma) dahil olmak üzere çok çeşitli yaklaşımları kapsar. Bu aşamadaki uzaklaştırma seçenekleri ya geri dönüşümlüdür (örn. ormancılık yutakları) ya da pahalı ve teknolojik olarak (örn. doğrudan hava yakalama ve depolama) olgunlaşmamıştır. CDR, fosil yakıt veya sanayi sektörü için nokta kaynaklı karbon yakalama anlamına gelmemektedir. CDR, azaltım önlemlerinin ve diğer karbon yönetimi uygulamalarının eş zamanlı olarak uygulanmasıyla birlikte, tarım ve ulaşım gibi karbondan arındırılması en zor sektörlerden kaynaklanan emisyonları ele almak ve nihayetinde eski CO2 emisyonlarını atmosferden uzaklaştırmak için bir araçtır.
Son birkaç on yılda küresel sera gazı emisyonlarının hızla azaltılması veya hafifletilmesi konusundaki sınırlı ilerleme göz önüne alındığında, CDR artık 2050 yılına kadar net sıfır sera gazı ekonomisi gibi iddialı iklim hedeflerine ulaşmak için kritik bir bileşen olarak kabul edilmektedir. Fosil Enerji ve Karbon Yönetimi, bu hedeflere ulaşmak için yaşam döngüsü etkilerinin titiz bir analizi ve çevresel adalete derin bir bağlılık ile yüzyılın ortalarına kadar gigaton ölçeğinde uzaklaştırmayı kolaylaştırmak için çeşitli CDR yaklaşımlarının kullanılmasını öngörmektedir. CDR dağıtımını hızlandırmak için güçlü politika desteği gerekecek olsa da, hükumetler kendi emisyonlarını etkin bir şekilde azaltmak yerine potansiyel olarak mevcut CDR’ye aşırı güvenmeye öncelik vermeyi tercih edebilir. Hükumetlerin CDR’ye güvenme planları hakkında ayrıntılı bilgi yetersizdir. İklim Eylemi Takipçisi (CAT) tarafından değerlendirilen ve net sıfır emisyon taahhüdünde bulunan 34 ülke arasında yalnızca 13 ülke, net sıfır hedef yılında AKAKDO (Arazi Kullanımı, Arazi Kullanımı Değişikliği ve Ormancılık: LULUCF) yutakları ve/veya tasarlanmış CDR ve depolama hakkında daha ayrıntılı bilgi vermektedir. Hükumetler, net sıfır hedef yıllarında kalan emisyonları dengelemek için özellikle ormancılık yutaklarına (AKAKDO: Arazi Kullanımı, Arazi Kullanımı Değişikliği ve Ormancılık) güvenmektedir.

En Büyük Emitörler (Yayıcılar) Hangi Ülkelerdir?

İlk beş karbon yayıcı (Çin, Amerika Birleşik Devletleri, Hindistan, Avrupa Birliği, Rusya Federasyonu) 2021 yılında sera gazı emisyonlarının (salımlarının) yaklaşık yüzde 60’ını oluşturmuştur. Tek başına Çin, küresel sera gazı emisyonlarının dörtte birinden fazlasından (%26,1) sorumludur. ABD ise emisyonların yaklaşık %12,7’sinden sorumlu olarak sera gazlarına en fazla katkıda bulunan ikinci ülkedir. Birleşik Krallık en büyük 17. emisyon yayıcısıdır. G20 ülkeleri ya da 20’ler Grubu (Arjantin, Avustralya, Brezilya, Kanada, Çin, Fransa, Almanya, Hindistan, Endonezya, İtalya, Japonya, Kore Cumhuriyeti, Meksika, Rusya, Suudi Arabistan, Güney Afrika, Türkiye, Birleşik Krallık, Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupa Birliği) küresel sera gazı emisyonlarının yaklaşık yüzde 76’sından sorumludur. Buna karşılık, az gelişmiş ülkeler küresel emisyonların yaklaşık yüzde 3,8’ini oluştururken, gelişmekte olan küçük ada devletleri (Karayip Denizi ile Atlantik, Hint ve Pasifik Okyanuslarında yer alan adalar)yüzde 1’den az katkıda bulunmaktadır.

Özet
Gerçekte sıfır sera gazı emisyonuna ulaşmak gerçekçi bir seçenek olarak görülmemektedir. Bunun yerine, net sıfır emisyon, 2050 yılına kadar ortadan kaldırılamayan emisyonların, atmosferden emisyonları uzaklaştıran önlemlerle telafi edileceği anlamına gelir. Paris Anlaşması’nın kabul edilmesinden ve IPCC’nin (Hükumetlerarası İklim Değişikliği Paneli ) 1,5 santigrat derece küresel ısınmaya ilişkin özel raporunun yayınlanmasından bu yana, giderek daha fazla ülke, bölge, şehir ve şirket karbon nötrlük ya da net sıfır emisyon hedefleri taahhüt etmiştir. 2030 yılına kadar sıfır karbon çözümleri, küresel emisyonların %70’inden fazlasını temsil eden sektörlerde rekabetçi hale gelebilir. Rekabet eğilimi en çok enerji ve ulaştırma sektörlerinde dikkat çekebilir ve erken harekete geçenler için birçok yeni iş fırsatı yaratabilir.

Kaynakça:

https://climateactiontracker.org/global/cat-net-zero-target-evaluations/
https://netzeroclimate.org/what-is-net-zero-2/#:~:text=Net%20zero%20is%20the,remain%20consistent%20with%201.5C
https://www.un.org/en/climatechange/net-zero-coalition
https://zerotracker.net/
https://www.yolda.com/tr/blog/paris-iklim-anlasmasi/
https://netsifirturkiye.org/

Yazar: Müşerref ÖZDAŞ

Bunları da beğenebilirsin
Cevap bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.

Bu web sitesi deneyiminizi geliştirmek için çerezleri kullanır. Bununla iyi olduğunuzu varsayacağız, ancak isterseniz vazgeçebilirsiniz. Kabul etmek Mesajları Oku